Miyavliyo ❤️
Tüyleri Dökülmeyen Kedi Cinsleri

Tüyleri Dökülmeyen 7 Kedi Cinsi

Tüy dökmeyen kediler, tüysüz ya da kısa tüylü kediler hakkında bilgi almak istiyorsanız, buyurun içeri, aradıklarınızı yazımızın devamında bulacaksınız.

Sokakta ya da bir ahbabımızın ziyaretine gittiğimizde, evinde gördüğümüz minik pati dostuna hemencecik kanımız kaynar. Kediler her zaman, insanları kolayca tavlayabilen en tatlı detaylardandır. Üstelik bunun için ekstra bir çaba da sarf etmezler, doğallıkları en tesirli etkileme biçimleridir. Ve bu duygularımızın tetiklenmesiyle biz de bir kedi sahiplenmeyi çok kez aklımızdan geçirmiş olabiliriz. Kimimiz bir kedi bakımını üstlenmenin artı ve eksilerini kendi yaşam tarzımıza göre değerlendirip, sonrasında gözümüzü karartmış ve bir kediye yoldaş olmayı seçmiş olabiliriz. Kimimiz ise manevi sorumluluklar dışında sadece bakım, temizlik ve temel gereksinimlerini karşılama noktasında tereddütte kalmış olabiliriz. Bu bağlamda; kedilerdeki en düşündürücü ve belki de titizlenilen husus, bilirsiniz ki tüy döküyor olmalarıdır. Alerji, temizlik kaygısı ya da sorun her neyse… Sizler için tüy dökmeyen kediler konusunda bir gruplandırma yaptım. Buyurun okuyalım:

1. British Shorthair Kedisi: Tüyleri En Az Dökülen Kedi Cinsi

British Shorthair
British Shorthair

Neredeyse 2000 yıllık hatırı sayılır bir tarihe sahip olan British Shorthair kedisi; İngiltere menşeinde değerlendirilen ilk kedi türlerindendir. İlk British shorthair kedisinin, Mısır’da taarruzda bulunan Roma askerleri tarafından, gemilerdeki mühimmatı farelerden korumak ve bu anlamdaki asayişi temin etmek amacıyla avcılıklarından faydalanmak için kendi ülkelerine getirdikleri de süregelen bir söylemdir.

İngiltere’de Kraliyet saraylarında edindiği sağlam yer ve soylular arasında gördüğü itibarla, kısa zamanda favori kedi olmayı başarmıştır. Tabi sadece görüntüsü ve tüy dökmesinin azami düzeyde olması bu konuda etken değildir. Bu meleklerin karakteristik özellikleri de insanı etkisi altına alacak kadar hoştur.

Yıllar boyunca tanıklık ettikleri savaşlar, British Shorthair kedileri için hezimetle sonuçlanan sürece gebelik etmiştir. Bu dönemlerde kıtlık dolayısıyla üremeleri büyük ölçüde duraklamıştır. Bildiğiniz gibi savaş süreçlerinde insanlar evcil hayvanlara vermeleri gereken özveriyi kısmak durumunda kalırlar. Öncelik kendileri ve sevdiklerinin canlarıdır. Bu yüzden sadece üreme değil, bu tatlı afacanların yaşamları da büyük tehdit altında kalmıştı. Savaş atlatıldıktan kısa süre sonra, ülkenin kedi koruma programları ile mümkün olduğunca çabuk, eski modlarına dönmeleri gerçekleşti.

British shorthair kedisi, orta ebatlarda, kısa fakat epey gür yumuşacık tüylere sahiptir. Tüyleri gri tonlarındadır ve daha çok açık gri olanlarına rastlamak olasıdır. Tüylerinin kısa ve güçlü olması, dökülmelere karşı da ciddi bir önlem olarak yeterlidir. Yapısı itibariyle çok az dökülen tüyleri, sizin zahmetsiz bir bakım düzeni oluşturmanızı sağlar. Yuvarlak ve tombul yüzü ile oldukça sevimli bir suratı vardır.

British shorthair kedisi, pek çok güzellik yarışması ve şampiyonalarda güzelliği ile ilgi odağı olup tanınırlığını aldığı derecelerle arttırmıştır. Akıllı, uslu, sözlerinizi can kulağıyla dinleyip tatbik eden şirin arkadaşımız tam bir krema kıvamında ruha sahiptir. Yalnız kalmak onun için tam ıstıraptır. Çünkü sahibine son derece bağlı ve sadık olduğundan, her zaman yanında olmasını ister.

2. Burmilla Kedisi

Burmilla
Burmilla
Detaylı Bilgi: Burmilla Kedi Cinsi Özellikleri ve Bakımı

Eski bir tarihi olamayan Burmilla kedisiyle evrenin tanışması 1980’li yıllara dayanıyor. Burmese ve İran kedilerinin çiftleşmesi sonucunda tamamen tesadüfi bir biçimde ortaya çıkmış olan Burmilla kedisi, atalarının güzellik ve çekiciliğini fazlasıyla taşıyor. Hatta Burmese kedisiyle olan aşırı benzerliğinden dolayı uzun bir zaman Burmilla kedisinin yeni bir cins olduğu kabul edilmedi. Ancak 2011 yılında yapılan yeterli gen çalışmalarının neticesinde, bambaşka bir yeni kedi türü olarak literatürde yerini ve ismini alan şirinimiz sonunda Burmilla kedisi olabilmişti.

İri vücutlu, orta boy bacakları ve yüz yapısı olan Burmilla kedisine, uzun ve hafif içe kıvrılan kuyruğuyla karizmanın vücut bulmuş hali diyebiliriz. Çekik gözleri ve hattındaki mükemmel oranla şahane görünen öne doğru hafif çıkık burnu onun nev-i şahsına münhasır özelliği. Tüy yapısı ise katmanlardan oluşan yoğun bir dizilim gözlemlenen ve kısa boyuyla dikkat çeker. Özellikle yüzünün altındaki hizadan karnının bitimine ve bazen de patilerine kadar krem renkte ve diğer bölgelerine göre daha uzun tüyleri olan Bumilla kedisinin; sırt kısmı ve kuyruğu siyah- gri karışımı renklerde görülür. Kafasının üstü ve kulakları ise genelde tekir tonlarındadır. Böylesi özel bir görünüme haiz olan asil dostumuzun tüyleri ince telli olmadığı için, ayrıca da uzun sayılacak kategoride sayılmadığından dökülme konusunda baya cimridir. Cimriliğin en güzeli bu olsa gerek! Yerlerde uçuşan ya da üzerinize yapışan, hatta ağzınızın içinde bulup çıkardığınız tüylere rastlama oranınız çok çok az olacağından dolayı şanslı sayıldığınızı söylemeliyim. 😊

Oyun oynamak için çıldıran Burmilla kedisi, yeni alanlar ve farklı materyalleri keşfetmeye bayılır. Laf aramızda, bu uğurda bir miktar tatlı yaramazlıklar yapmaktan da geri kalmaz. Ama sevecenliği ve sempatinizi üst düzeyde tutacak tavırlarınnı sayesinde ona kızmanız ya da ondan usanmanız söz konusu dahi olamaz.

3. Habeş (Abyssinian) Kedisi

Abyssinian
Abyssinian
Detaylı Bilgi: Habeş (Abyssinian) Kedi Cinsi Özellikleri Ve Bakımı

1871 yılında ilk kez bir kedi gösterisinde sahneye çıkan, bu şekilde tanınmış olan Abyssinian kedisi, İngiltere’de şanını kazanmıştır. Köken olarak halen hangi ırka mensup olduğuna dair varılmış bir net veri bulunmuyor. Ancak en kuvvetli ihtimal olarak, 19. Yüzyıl zamanlarında Kuzey Afrika’dan getirildikleri düşünülüyor. İlginç bir şekilde Abyssinian savaşında popülerlik kazanmalarından olacak ki isimleri de savaşın mührünü taşıyor adeta.

Fazlaca, hatta aşırı bir biçimde büyük, uzun ve geniş kulakları ilgiçekici olan Abyssinian kedisi, yüz ve vücut hatlarının darlığıyla da ayrı bir dikkat çekicilik uyandırıyor. Üçgen suratında bulunan kocaman yeşil gözleri ve minik birer lokmalık olan burnu ile ağzı şapşal bir ifadeye bürünmesine sebep olmuş. Genelde bir çöl kumu gibi kahverengi olan tüyleri, çok sık ve kısa boyutlardadır. Bu da malumunuz ki tüylerinin dökülmemesini sağlayan en birinci unsur. Metabolizma sistemlerinden dolayı da tüy dökmemeye programlıdırlar, endişeye gerek yok.

Abyssinian kedisi sanırım göreceğiniz en hiperaktif kedilerden. Hatta aralarında kesinlikle ilk üçe girer. Oyunu çok seven bu kıpırdak pati, öyle sıradan top yakalama gibi aktivitelere de asla kanmaz. Tabi ki her kedi gibi bir şeyileri yakalamak onun için de keyiflidir. Fakat biraz maymun iştahlı bir karaktere sahip olan lokum surat, herşeyden kısa sürede sıkılır. Ancak ve ancak atlamalı zıplamalı oyunlar onu cezbedebilir. Örneğin dolapların tepelerine tırmanmak, buzdolabının üzerine atlayıp oradan da başka yükseltilere sıçramak kadar hiçbir icraat onu çekmez. Size sokulup sevgisini belli ederek verdiği muhteşem duyguların pozitifliği ile tüm bu afacanlıkları da size hoş gelecektir.

4. Sphynx Kedisi

Sphynx
Sphynx

Kanada’da görücüye çıktıkları bir kedi organizasyonunda ilk defa görülen Sphynx kedisi, ilginç ve aykırı simasıyla her görenin dönüp bir daha bakma ihtiyacı hissettiği bir kedi olmuştur.

Aslında Sphynx kedileri; doğduklarında cansız ve seyrek tüyleri olan yavru kedilerdir. Ama ortalama olarak 12. haftalarına ulaştıklarında bu cılız tüyleri de birden dökülür ve esas hallerini almış olurlar. Genetik olarak olağan dışı gelişen bir deformasyon söz konusu olduğundan, elbette bazı hastalıklara yatkınlıkları vardır. Ancak, şimdilerde artık daha da gelişmiş olan ve ilerleyen tıp ile teknoloji alanının yardımıyla çoğu hastalığın tedavisi mümkün. Hatta semptomlar görülmeden, sadece bir rutin kontrol esnasında tespit edilen bir hastalık daha kolay tedavi ediliyor. Bunu da özellikle belirteyim ki; minnak dostlarımızın kontrollerini düzenli yaptırmayı ihmal etmeyin.

Sphynx kedisi; uzun gövde ve uzun bacaklarıyla oldukça esnek bir beden yapısı bulunduğunu gözler önüne serer. Tam bir ters üçgen koni şeklinde olan yüzü ile iri mavi gözleri muhteşem bir uyum içerisindedir. Tüyleri olmadığından, Sphynx kedilerinde hiçbir şekilde tüy dökme problemlerinin görülmesi de söz konusu değildir elbette. Ancak belirtmekte fayda var; şayet hiç tüyü olmadığı ve derisi de buruşuk ve tok bir görünümde olduğu içim Sphynx kedilerinin ciltlerinin sert olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz demektir. Çünkü tahmin bile edemeyeceğiniz kadar ince yumuşak derileri vardır. Güneşten uzak durmaları ve cilt bakım rutinlerine uyulması elbette gerekir.

Cana yakın, kendini sevdirmeyi beceren ve hafiften sert görüntüsünün altında bıcır bıcır takılan bir dünya güzeli olduğundan zaten en başından beri emin olduğunuzu varsayıyorum. Fazlasıyla dost canlısı olan Sphynx kedileri çok da nazik kedilerdir. Aynı zamanda inanılmaz atılgan ve çevik hareketleriyle reflekslerinni ne denli kuvvetli olduğuna yakinen şahit olacaksınız.

5. Devon Rex Kedisi

Devon Rex
Devon Rex
Detaylı Bilgi: Devon Rex Kedi Cinsi Özellikleri ve Bakımı

Genel hatları baz alındığında ilk bakışta Sphynx kedisini andırıyor olsa da; Devon Rex kedileri pek tabi başka bir kedi cinsidir. Bilge arkadaşımızı; 1960 yılında İngiliz bir kadın kedi yetiştiricisi tarafından bulunmuştur. Yine aynı kadın tarafından ilginçliğinin merak uyandırmasıyla peşine düşülen Devon rex kedisi; bu sayede ününe kavuşma yolunda bir adım atmıştır.

Kulaklarının büyüklüğü, yüz, göz ve burun gibi belirgin uzuvlarınnı benzerliğ ile Sphynx kedisiyle benzeşen Devon rex kedisi farklı olarak tüylü bir kedidir. Ayrıca Devon rex kedisinin omuz ve göğüs kemikleri çok daha geniş ve iridir. Uzun ve kamçıya benzeyen dik kuyruğu görenleri büyüleyecek türden. Çok seyrek tüyleri olsa da, uzaktan bakıldığında dahi seçilen ve fark edilen şeker bir görünümle bizi karşılıyor. Tüy renkleri bazen iki renkli, bazen alaca bazen de desenli ve dalgalı tonlarda hemen hemen her renkte görülebilir.

Devon rex kedisi; çocuklar ve evcil hayvanlar dahil tüm canlılarla çok iyi iletişim kurma becerisine sahiptir. Avcılık hisleri nedeniyle elbette ki balık, fare gibi ufak ev hayvanları ile birarada olmaları sakıncalı olabilir. Bunun dışında insanlarla çok iyi anlaştığından ve sıcakkanlı bir yaklaşımı olduğundan, Devon rex kedisi çok iyi bir can yoldaşıdır. Aynı zamanda bu ölçüde sosyal ve girişken bir kedi olmasının getirisi olarak da yalnız kalmaktan nefret etmesinin kaçınılmaz olduğunu tahmin ettiğinizi düşünüyorum. O her zaman yakınlarında temas edebileceği ve çılgın oyunlarına suç ortaklığı yapacak birini arayan tam bir fırıldak. 😊

6. Sibirya Kedisi

Sibirya Kedisi
Sibirya Kedisi

Yüzyıllardır dünya misafirhanesinde var oldukları bilinen Sibirya kedileri, ilk olarak Rusya’da görülmeye başlanan bir cinstir. Sima olarak oldukça aşina olduğumuz bir surette olmalarının yanısıra soy bilgilerine dair ne yazık ki yeterli bilgi olmaması hasebiyle kökenlerinin uzandığı ataları bilinmiyor.

Uzun boylu bir kedi türü olan Sibirya kedisi, bolca da tüylü bir topalaktır. Evet topalak dedim çünkü üzerindeki postuyla tontiş bir görünümde aynı zamanda. Tombul yüzü, orta boy kulakları, çekik kehribar rengi gözleri ve sevimli ağız ile burnunun karışımıyla etkileyici bir imaj çiziyor. Bacaklarının uzun olması da onu daha gösterişli bir havaya büründürüyor. En can alıcı kısım ise; tüylerinin uzun, gür ve çokça kabarık olması. Zira bilirsiniz; uzun tüylü kediler çok daha fazla tüy dökerler. Ancak Sibirya kedisinde o durum öyle işlemiyor, merak etmeyin. Çünkü Sibirya kedisi cildi yağlı bir dostumuz. Kuru ciltlerde tüy dökülmesi ve deri problemleri çok sık görülür. Fakat yağlı cilt yapısı, tüy dökülmesini engelleyeceği için, Sibirya kedisinin tüyleri derisine sıkı sıkıya bağlı kalır. Elbette hiç tüy dökmez demek yanlış olur. Bu mümkün de değil, yaratılışa aykırı. Ama hem bir tüy yumağım olsun hem de tüy dökmesin hayaliniz sadece hayalde kalmaya mahkum değil. 😊 Bu talebinize en doğru yanıtını Sibirya kedisi verecektir.

Her zaman belirtmişimdir, pek çok kedinin olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Tamam ama, Sibirya orman kedisi için olumsuz bir şey söylemek inanın bana çok güç. Zira hem bakımının kolaylığı hem huyunun yumuşaklığı ile ideal bir evcil hayvan olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Adeta “yaratılanı severim yaratandan ötürü” kavramını düstur edinmiş olan Sibirya orman kedisi herşeye ve herkese dostça yaklaşır. Sevgiyle dolup taşan bal küpü; nazik ve kibar dokunuşlarıyla meşhurdur. Çikolata ve krema renklerinde olan Sibirya kedisi sizin için tüm tatlılara bedel bir lezzette.

7. Tonkinese Kedisi

Tonkinese
Tonkinese
Detaylı Bilgi: Tonkinese Kedi Cinsi Özellikleri ve Bakımı

Tonkinese kedisi, Siyam kedisi ile Birman kedisinin birleşmesi sonucu ortaya çıkan bir melez güzelidir. 1800 yıllarında ilk kez Amerika’ya Tayland’dan getirildiği biliniyor. Atası olan Siyam kedisinden almış olduğu bir özelliği; yüzünün çehresine yayılmış renk haresidir. Bu bölgede tüy renginden dolayı bazı kesimlerce “çikolata siyamı” olarak anılan Tonkinese kedisi; 1984 yılına kadar resmen sürüncemede kalmış ve bir kimlik sahibi olamamıştır. 1984 yılına kadar ünlü yarışmalar ve şampiyonalara katılıp dereceye girse de uzun bir zaman görmezden gelinmiş ya da Siyam kedisinin bir alt grubunda olduğu düşünülmüştür. Ancak 2001 yılında yapılan genetik araştırma çalışmaları da sonuç vermiş olacak ki; artık resmi bir mevki kazanıp, Tonkinese kedisi ad ve ünvanına hak almıştır.

Tonkinese kedisinin, geniş ve dik kulaklarının iri görüntüsü, cam gibi pırıl pırıl bakan mavi gözlerinin karşısında sönük kalıyor. Orta kalıp burnu ve ömne doğru dolgunlaşan ağız ile çene yapısı minnoşluğuna minnoşluk katıyor. Kısa bacaklarınnı tam zıttı olarak upuzun bir gövdesi bulunan Tonkinese kedisi, iri görünümlü bir kedi cinsi. Kulak, yüz, sırt, pati ve kuyruğunun siyah ya da koyu kahverengi olması, kalan diğer bölgelerinin gri veya krem renkte olmasıyla zıtlıklar içinde ahengin hoşluğunu bizlere sunuyor. Evet, onu izlemek bir görsel şölen! Bu şahane tüyleri de etraftan sıkça temizlemek zorunda kalmazsınız. Çünkü Tonkinese kedisi; dayanıklı ve kısacık tüyleriyle tüy dökmeyen kediler arasında oldukça revaçta olmalı.

Yedi düvelle barışık olan atak ve sempatik karakteriyle son derece ortamların arananı olarak nitelendirebileceğimiz Tonkinese kedisi her yaştan insanın sevgilisi olmaya aday.


Tüy dökme sorunu yok denecek kadar az olan kedi türlerini artık çok daha iyi biliyorsunuz. Bir kedide tüy varsa elbette ölü hücreli olanları zamanı gelince dökülür. Bu devir daim olmalı ki; yerine yeni, sağlam ve canlı tüyler gelsin. Ancak bazı kediler çok fazla tüy dökerken, bazı türlerin çok daha az tüy dökmesi hem tüyün yapısına bağlı hem de metabolik sistem kaynaklıdır. İşte bu doğrultuda, eğer çok titiz bir mizaca sahipseniz, sahipleneceğiniz kedinin de her türlü özelliğini ve diğer yönlerini de çok iyi bilmelisiniz. Tüy dökme sürecini aza indirgemek için, veterinerinizin önerdiği ölçüde tarama yapmanız yararınıza olacaktır. Tüy dökmeyen kediler ya da kendi kedinizde bu sorundan nasıl kurtulduğunuz konusunda bizlerle bir şeyler paylaşmak isterseniz, yorumlar kısmında bekliyoruz.

Miyavliyo Rastgele Kedi Avatarı

Ceren Derya Taşyürek

25 yaşındayım, yönetici asistanlığı dışında kalan zamanlarımda Miyavliyo yazarlığı yapıyor ve çocuklarım ile ilgileniyorum. Golden cinsi bir oğlum ve bir çift kediciğim var. Evimde baktığım çocuklarımın dışında, sokaktaki meleklere de annelik yapmaya çalışıyorum. Miyavliyo takipçilerinin, patili dostlarımızın hayatlarına küçük/büyük herhangi bir dokunuşuna katkıda bulunmaktan çok mutluyum. Hayat, onlarla sevgiyi paylaştıkça anlamlı ❤

Yorumunu Ekle